Laparoskopik Radikal Sistektomi ve İnce Barsaktan Yeni-Mesane oluşturulması

Mesane kanserinde tedavi seçenekleri evrelerine göre karar verilerek hastalara sunulmaktadır. Yüzeyel adı verilen ve kas tabakasına sirayet etmemiş mesane kanseri olgularında ilk planda önerilen tedavi, mesanenin koruyucu tedavisi olup, TUR(MT) ve gerekli görüldüğünde mesane içinde verilecek biolojik ya da kemoterapötik ilaç tedavisidir. Mesanenin içine verilen bu ilaçlarla yan etkiler en aza indirilmiş olmakta ve tümörün nüks etme olasılığı da anlamlı şekilde azaltılmaktadır.

Mesane tümörünün kas tabakasına sirayet ettiği kanser evresinde ya da yüzeyel evrede yakalanmış olmasına rağmen tümör boyutu büyük, agresif yapıda kanser hücrelerinden oluşmuş tümörlerde ilke plandaki tedavi seçeneği daha radikal bir yaklaşım ile mesanenin tümüyle çıkartılmasıdır. Bu işleme “Radikal Sistektomi” adı verilir.

İdrarın depolanacağı idrar torbası, yani mesane, çıkartıldıktan sonra idrarın depolanması için, günümüzdeki en iyi alternatif, ince barsağın bir kısmından yeni mesane yapılarak, idrar kanalına tekrar bağlanmasıdır. Bu cerrahi işleme “İnce Barsaktan Ortotopik Yeni Mesane Rekonstrüksiyonu” – İleal Neobladder Rekonstrüksiyonu- adı verilir.

Radikal Sistektomi ve İleal Yeni Mesane Rekonstrüksiyonu, uzun bir dönemdir açık cerrahi şeklinde yapılmakta idi. Halen daha birçok merkezde bu uygulama açık cerrahi teknikle yapılmaya devam etmektedir. Prof. Dr. Tibet Erdoğru, Türkiye’de Konvansiyonel (klasik) Laparoskopik teknik ile bu ameliyatı ilk kez Antalya’da gerçekleştirmiştir. Zamanımıza kadar 30 olgudaki deneyimleri sonrası buradaki tecrübelerini bilimsel makalelerinde ve kongrelerde meslektaşlarına sunmuştur. Laparoskopik cerrahi tekniğin sağladığı teknik özelliklerle, günümüzde oldukça zor ve yan etki profili yüksek bu ameliyat, artık daha hızlı iyileşme, daha az kanama riski, daha kozmetik görüntü ve ameliyat sonrasında ağrı gibi avantajları ile hastalara sunulmaktadır.

Açık cerrahi teknikte Göbeğin 10-15 cm üstünden başlayıp penis köküne kadar devam eden bir ameliyat kesisi ile bu ameliyat gerçekleştirilirken, Laparoskopik teknikte vücuda açılan sadece 5 (beş) ufak delikten vücut içine yerleştirilen ince borucuklar kanalı ile cerrahın tuttuğu laparoskopik ince uzun cerrahi cihazlarla ameliyat uygulanır. Açık cerrahideki gibi uzun ameliyat süresi boyunca batın duvarı açık kalmayan hasta, Laparoskopik tekniklerde ısı, sıvı ve elektrolit kaybına uğramadığından metabolik olarak çok büyük avantajlarla ameliyat sonrası iyileşmeye sahip olmaktadır. Özellikle açık cerrahi sonrası meydana gelen sıvı, ısı ve elektrolid kayıplarına bağlı oluşan metabolik sorunlar hastanın iyileşmesini engelleyen ve komplikasyon riskini arttıran en önemli etkenlerdir. Diğer yandan Laparoskopik tekniklerde açık cerrahiye göre çok az kan kaybı olmaktadır. Bu kan kaybının az olması da ikinci bir etken olarak iyileşmeyi olumlu yönde etkilemektedir.

Laparoskopik Radikal Sistektomi’de laparoskopik teknolojinin sunduğu yüksek çözünürlüklü büyütmeli görüntü ile vücut açılmadan, ameliyat sırasında belirgin kanama, sıvı, elektrolid kaynı olmaksızın gerçekleştirilen cerrahide, eğer mesane kanserinin durumu izin verirse, cinsel fonksiyonu sağlayan sinirler de mükemmel şekilde korunabilmektedir.

Kanserli mesane, ereksiyonu sağlan sinir demetleri korunduktan sonra, tümüyle çıkartıldıktan sonra, ana damarlar üzerindeki lenf bezleri Laparoskopi ile geniş şekilde temizlenmektedir. Çıkartılan bütün lenf bezleri hem evrenin tam konmasında, hem de kanser kontrolünde çok önemlidir.

Kanserli mesane ve lenf bezlerinden tümüyle temizlenen leğen kemiği boşluğuna ince barsağın bir bölümünden alınan 45-60 cm. boyunda ince barsak parçası özel uygulanan tekniklere göre açılarak yeni mesane olacak şekilde “küre” haline getirilir. Prof. Dr. Tibet Erdoğru bu aşamada teknik olarak, tam bir küre şeklini oluşturan ve minimal basınca neden olduğundan böbrekleri koruyan ve böbreklere idrar kaçağı olmayan Abol-Enein Diversiyonu’nu hastalarıma uygulamaktadır. Ancak ince barsaktan yeni oluşturulan mesanenin idrar kanalına gergin bağlanma riski söz konusu olduğunda farklı bir yeni-mesane rekonstrüksiyonu olan Studer Diversiyon’u tercih edilmektedir.

Mükemmel high definition (yüksek çözünürlüklü) ve teknoloji yardımı ile gerekirse 3 boyutlu ve 12-15 kat büyütmeli görüntü altında, laparoskopik cihazların ince yapısının avantajı ile böbrekten gelen idrar kanalları yeni idrar torbasına ağızlaştırılır. Burada idrarın böbreğe kaçmasını önleyen “anti-reflü” mekanizmasına özellikle önem verilmelidir. Zira böbreğe olan idrar kaçağı ileri dönemlerde tekrarlayan böbrek iltihaplarına yol açabilirler. Tümüyle böbreklerden gelen idrar kanalları ile bağlantısı sağlanan yeni mesanenin artık penisteki idrar kanalına bağlanması yani anastomoz aşamasına sıra gelmiştir. Bu aşamayı da hiçbir şekilde hastayı açmadan, deliklerden kullandığım robot kolları ile tamamladıktan sonra idrar kanalından yeni mesaneye iyileşme döneminde kalması için sonda yerleştirilir.

Laparoskopik Sistem ile yapılan Radikal Sistektomi ve İnce Barsaktan Yeni-Mesane Rekonstrüksiyon ameliyatının açık cerrahiye olan avantajları:

• 2 boyutlu (3D gözlüklerle teknolojik olarak 3 boyutlu görüntü de elde edilebilir), büyütmeli (10-20 kat) ve net görüntü altında tüm ameliyatın gerçekleştirilmesi
• Hastanın karın duvarının büyük ameliyat kesisi ile açılmaması nedeniyle çok önemli olan sıvı, ısı ve elektrolid kaybının olmaması
• Kozmetik avantaj
• Cinsel gücü sağlayan sinirlerin çok etkin şekilde korunabilmesi
• İdrar kaçırma riskinin olmaması
• Çok az kanama ya da kanamanın olmaması
• Ameliyat sonrası ağrının çok az olması ya da olmaması
• Ameliyat sırasında açık cerrahideki gibi sıvı, ısı, kan ve elektrolid kaybı olmadığı için hızlı iyileşme ve komplikasyon risklerinde önemli azalmanın olması
• En derin bölgedeki görüntüyü sağlayan teleskop ve ince, narin, uzun laparoskopik cerrahi aletlerle idrar kanallarının yeni mesaneye dikilmesinin çok ince şekilde yapılabilmesi ve böbreğe idrar kaçağının olmaması.