Böbrek üstü bezinde feokromasitomalar hipertansiyon gibi, katekolamin üretimine bağlı olan diğer semptomlara neden olan ve nadir görülen tümörlerdir. Sıklıkla böbreküstü bezinin medulla adı verilen kısmından kaynaklanır, ancak sempatik sinir ganglionları boyunca herhangi bir yerden kaynaklanabilir.

Çok nadir olsa da, adrenalin ve noradrenalin salgılayan karşılaşılabilecek tümörler “Paraganglioma” adı verilen tümörlerdir. Bu tümörler vücudun özellikle adrenalin salgılayan sinirlerin olduğu herhangi bir yere görülebilir. Ancak en sıklıkla ana atar (aort) ve ana toplar (vena cava) damar çevresindeki “sempatik sinir sistemi” sinir zincirlerinde görülür.

Hipertansiyon, episodik ya da devamlı olabilir ve genellikle taşikardi, baş ağrısı, sıkıntı basması ile beraberdir. Feokromasitomada bazı hastalar hipertansif kriz ile kendini gösterirken, bazılarında hipertansiyon hafif ve %20 olguda ise tansiyon tamamen normaldir. Feokromasitomanın tanısı kan dolaşımındaki ve idrardaki yüksek katekolaminlerin veya bunların metabolitlerinin gösterilmesiyle konur. Son yıllarda feokromasitomanın tarama testi olarak plazma fraksiyone metanefrin ve nor metanefrin düzeyi kullanılmaya başlanmış ve birçok merkezde basit ve yüksek duyarlılık nedeniyle tercih edilen bir tarama testi halini almıştır. Yalancı pozitiflik söz konusu olabileceği için bu hastalarda tanının idrardaki katekolamin ve metanefrinlerin düzeyinin değerlendirilmesiyle feokromasitomanın varlığının ortaya konulması gereklidir.

Feokromasitomanın ve paragangliomaların lokalizasyonu için genellikle BT ya da MRG kullanılır. Paraganglioma tanısı almış bir hastanın BT görüntüleri (Resim-1) ile komşu olduğu damar ve organlara ilişkisi ameliyat öncesinde mutlaka hesaplanmalıdır.

 

Resim-1: Videosunu burada size sunduğumuz hastamızın ana topar ve atar damarlara komşu 6 cm çap büyüklüğündeki noradrenalin salgılayan paraganglioma tümörü

paraganglioma

 

Paragangliomaların büyük bir bölümü laparoskopik cerrahi ile çıkartılması için uygundur. Ancak çok üstü düzeyde laparoskopik cerrahi deneyim ve laparoskopik anestezi tecrübesi gerektirir. Özellikle cerrahın ve anestezistin çok dengeli iletişimi ile ameliyat sırasında mutlak yakın tansiyon ve kalp moniterizasyonu şarttır. Bazı laparoskopik serilerde diğer adrenal tümörlere göre paragangliomalarda ameliyat süresinin daha uzun olduğu ileri sürülmekte, ancak ameliyat sırasındaki korkutucu yüksek tansiyon ataklarının açık cerrahi yaklaşımdakinden daha az şiddette olduğu iddia edilmektedir. Ameliyat öncesi dönmede ameliyat sırasındaki hipertansiyon riskini azaltmak için hastaların alfa-adrenerjik reseptör blokeri olan fenoksibenzamin ya da fentolamin ile hazırlanması gereklidir. Alfa–blokerlere yanıtsız taşikardi olgularında beta-blokerlerin kullanımı gerekli olabilir.

Hem büyük damarlara yakın ve hatta iç içe, hem de tümörün salgıladığı adrenalin ya da noradrenalin hormonu nedeniyle ani tansiyon yükselmeleri riski nedeniyle dokunmaya bile hassas olan bu tümörlerin laparoskopik olarak çıkartılması oldukça üst düzeyde laparoskopik deneyim ve üst seviyede anestezi önemini gerektirir.