Üroloji ameliyatlarında kullanılan robot destekli cerrahi hastalara nasıl bir yaşam konforu sağlıyor? 

da vinci robotik cerrahiCerrahiyi açık ameliyat kesisi yapmadan, ince borulardan yapıyorsunuz. Bir kere laparoskopi ve daVinci robotik cerrahinin açık cerrahiye ilk adımdaki en önemli avantajı bu. İkincisi gözün göremediği vücudun en derin yerlerindeki organları net ve büyütmeli olarak görüyorsunuz. Bu bize daha iyi kanama kontrolü ve çevre dokuların iyi korunarak ameliyatın gerçekleştirilmesini sağlıyor. Daha az kanama, ameliyat kesisinin olmaması ve çevre dokuların iyi korunması ameliyat sonrası daha hızlı iyileşme, daha az ağrı ya da ağrısızlık ve daha kozmetik, zira büyük ameliyat izi yok, görünüm demek. Ancak burada laparoskopi ile da Vinci robotik cerrahi arasındaki önemli farklılıkları da belirtmek lazım. Laparoskopi bu ameliyatı iki boyutlu derinliği olmayan görüntü altında ve düz aletlerle yapmayı gerektirir. Bu nedenle iki boyutlu görüntüye adaptasyon ve öğrenmek, özellikle prostat kanseri, mesane kanseri ameliyatlarında çok çok zordur. Ancak daVinci robotik cerrahi de görüntü 3 boyutlu olup derinlik söz konusudur. Bu cerrahinin kalitesini ve dokulara koruyucu yaklaşımı çok önemli şekilde ve olumlu etkiler. “High definition” görüntü altında vücut içindeki robot kolların 3 farklı yöndeki bir el gibi hareket yeteneği ise en ufak cerrahi müdahaleyi bile yapabilme avantajını cerraha sağlamaktadır. Bu faktörlerin varlığı laparoskopiye göre daVinci robotik cerrahinin dokuların korunması ve ameliyatın daha da az kanama ile tamamlanmasını sağlar.

 

Robot ile yapılan ameliyatların başarı oranı nedir? 

Farklı şekilde başarı oranları değerlendirilebilir. Öncelikle prostat kanserinde kanser kontrolünde açık ve laparoskopik cerrahi ile daVinci robotik cerrahi aynı düzeyde kanser kontrolü sağlamaktadır. Ancak bu kanser kontrolünü sağlarken sosyal yaşamın vazgeçilmezlerinden olan idrar tutma ve cinsel fonksiyon açısından bilimsel araştırma verileri ile daVinci robotik sistem ciddi avantajlara sahiptir. Biraz daha detaylandıracak olursak, penise giden sinir ağı %60 erkekte prostatın ön yüzeyine yayılan şekildedir. Bu nedenle iki farklı teknikle sinir demetinin ve ağının korunması gündemdedir. Prostatın, çok ince bir kapsülü vardır ve sadece bu kapsülü kalacak şekilde üzerindeki bütün zarlarıyla (ki bu zarlara fasiya denir) ve bu zarların arasındaki bütün sinir demeti ile ağının korunması en üst düzeyde deneyim ve sabır gerektirir. İşte burada daVinci Robotik cerrahi ve cerrahın bu konudaki deneyimi ön plana çıkmaktadır. Bu tekniğin adına tüm zarların altından anlamına gelen İNTRAFASCİAL TEKNİK ile sinir koruma denir. Bu teknikle oluşan zarların ve içindeki sinir demetinin görüntüsü nedeniyle “Afrodit’in Peçesi” ismi de takılmıştır. Son yapılan bilimsel değerlendirmelerde literatürde bu teknikle penis ereksiyonunun korunması da Vinci Robotik Sistem kullanıldığında %90-95, konvansiyonel laparoskopi uygulandığında %85’ler seviyesinde bildirilmektedir. Halbuki açık cerrahide bu oran %51-60 seviyesinde bildirilmektedir. Özellikle idrar kanalı etrafındaki büzük kas lifleri çok rahatlıkla görülerek ince ve çok açılı robot kolları ile rahatlıkla korunduğu zaman ve aynı zamanda sağda ve solda iki taraflı sinir koruyucu teknik gerçekleştirildiğinde erkek dönemde idrarını tutma oranı daVinci robotik cerrahide üst düzeyde sağlanmaktadır.