Testis Kanseri’ndeLaparoskopik retroperitoneal lenf nod disseksiyonu

(RPLND)

Laparoskopik RPLND hem diagnostik (tanı koydurucu) hem de teraptik (tedavi edici) özelliğe sahip olması nedeniyle kemoterapiye göre bir adım daha avantajlı gözükmektedir. Zira kemoterapide bu söz edilen lenf bezlerinde potansiyle kanser varlığı düşünülerek (ancak kesin bilinmeden, ki bu olasılık %25’dir) tedavi uygulanmaktadır. Bunun bir diğer anlamı, %75 hastaya boşu boşuna kemoterapi verilmekte ve bu %75 genç erkek gereksiz yere kemoterapinin kısa ve uzun vadedeki tüm zararlarına maruz kalmaktadır. Bu zararlar akciğerlerde nedbeleşme reaksiyonu, sperm kalitesi ve sayısının düşmesinden tutun, uzun vadede bu ilaçların başka yeni kanser gelişimine etken dahi olabileceği bilinmektedir.

Evre 2 ya da 3 testis kanserlerinde karın içindeki büyük damarlar etrafındaki kitlelerin kaybolması ve tedavisi için ilk planda kemoterapi uygulanmaktadır. Ancak bazı hastalarda kemoterapi sonrasında bu kitlelerde ya ufalma sağlanmaz, ya da istenilen seviyede (kitlenin çapının 2 cm’den ufak olacak şekilde) ufalma olmaz. Bu durumda potansiyel tümör hücresi varlığı nedeniyle bu kitlelerin bölgedeki tüm lenf bezleri ile çıkartılması gerekir. Bu cerrahide de laparoskopik yaklaşım yukarıda belirtilen avantajları hastalara sunmaktadır.

Laparoskopik cerrahi ile uygulanan RPLND de ise, sadece 3 ufak delikten vücut içine girilerek, temizlenen lenf bezlerinde kanserli hücre olup olmadığı tam olarak ortaya konulmaktadır. Zaten laparoskopik cerrahi ile bu lenf bezleri temizlendiği için de, bir bakıma tedavi edici özellik sağlanmış olmaktadır.

Ülkemizde testis kanserli genç hastalarda laparoskopik RPLND, Prof. Dr. Tibet Erdoğru tarafından başarı ile uygulanmış ve halen birçok riskli hastada dahi ileri laparoskopik cerrahi deneyim ile uygulanmaya devam edilmektedir.

Prof. Dr. Tibet Erdoğru’nun uyguladığı teknikte, belin arka bölümünden 1.5, 1 ve 0.5 cm lik üç delikten girilerek laparoskopik RPLND gerçekleştirilir. 1.5 cm.lik delikten belin arka kısmına yerleştirilen teleskop ve bunun görüntüsü altında diğer iki delikten kullanılan cerrahi laparoskopik ince aletler ile anatoplar ya da ana atar damar etrafındaki lenf bezleri, normal gözün gördüğü görüntünün 10-15 kat büyüklüğündeki yüksek çözünürlüklü görüntü altında RPLND’yi gerçekleştirir.

Ortalama 1.5-3 saat arasında değişen bir cerrahi sonrası hasta genellikle ertesi gün ya da ikinci gün evine gönderilir. Laparoskopik RPLND uygulanan hastalar genellikle ameliyatın ikinci haftasında tümüyle normal çalışma ve sosyal yaşamlarına dönebilmektedir. Bunun açık cerrahi ile sağlanması hemen hemen imkansızdır. Laparoskopik cerrahide, açık cerrahiye göre, hızlı iyileşme, ameliyat sonrası az ağrı, daha az kanama ve özellikle kozmetik açıdan önemli avantajlar söz konusudur.